“Bir daha böyle davranmayacağım.” “Bu sefer farklı olacak.” “Bunun bana iyi gelmediğini biliyorum ama yine de yapıyorum.”

Bazen bir davranışın bize zarar verdiğini bilmek, onu değiştirmek için tek başına yeterli olmayabilir.

Çünkü davranışlarımız yalnızca bilinçli kararlarımızdan oluşmaz. Belirli durumlarda ortaya çıkan düşüncelerimiz, duygularımız, geçmiş öğrenmelerimiz ve kısa vadede rahatlamamızı sağlayan davranışlarımız zamanla bir örüntü oluşturabilir.

Örneğin reddedilmekten korkan biri ilişkilerinde sürekli karşısındaki kişiden güvence isteyebilir. Aldığı güvence kısa süreli rahatlama sağlar. Ancak zamanla belirsizliğe tahammül etmek daha da zorlaşabilir ve kişi tekrar güvence aramaya ihtiyaç duyabilir.

Bu nedenle değişim bazen yalnızca “Bunu yapmamalıyım.” demekten daha fazlasını gerektirir.

Psikoterapide tekrar eden örüntüler; onları tetikleyen durumlar, düşünceler, duygular ve davranışların sonuçlarıyla birlikte ele alınabilir. Böylece yalnızca ne yaptığımızı değil, neden devam ettiğini de anlamaya çalışırız.

Çünkü bir örüntüyü değiştirebilmenin ilk adımlarından biri, onun nasıl çalıştığını fark etmektir.